Tasarımcıyla Çalışmak I
Ocak 3rd, 2008Ön Not: Okuyan ya da göz atan olduysa uzun bir aradan sonra tekrar merhaba. Çok süper geçmeyen bir yaz ve onu aratmayan bir sonbahar ardından kış ve sevgili yeni yılımız 2008′de iyi bir gidiş öngörüyorum. Bu plan ve umutla tekrar yazmaya/kaydetmeye başlıyorum.
Tasarım yönetiminin en önemli sorusu: Tasarımcıyla nasıl çalışılır?
Düşünmeye böyle bir önermenin varlığını kabul ederek başlayalım. Tasarımı üretmek bir tasarımcının olduğu kadar bir müşterinin de görevi ve sorumluluğudur. Müşterinin bu sorumluluğu, tasarımcıya istediğini yaptırmak, en iyi tasarımı beklemek, örnek bir tasarımın bir kopyasını ürettirmek ya da çok iyi fiyata çıkarmak değildir. Tasarımcıyla çalışmak öğrenilmesi gereken bir çalışma yöntemidir ve özel bir bilgi gerektirir, ancak bu bilgi ve yöntemin elde edilmesi hiç zor değil. Burada görev tanımı kısaca şudur: Tasarımcıyla birlikte çalışarak üretilecek tasarımı düşünmek, düşünme yolunu göstermek ve tecrübeleri, sorunları en iyi şekilde tarif ederek çözüme gidilecek yolda adım atılmasını sağlamaktır.
Bir üründen, tasarımcı ve müşteri eşit derecede sorumludur. Başka yoldan tekrar söyleyelim, başarıda ve başarısızlıkta tasarımcının ve müşterinin sorumluluğu eşittir. Sıkılmadan bu önermeyi pratik olarak biraz daha benimseyelim istiyorum. Iyi bir, araba, reklam, ceket, spor ayakkabı, mutfak robotu, şarap etiketi, kartvizit, logo, televizyon stüdyosu, cd kapağı, battaniye deseni, özel üretim yat, bekleme odası dekorasyonu, plasma televizyon, devlet binası, cep telefonu, mp3 oynatıcı, çocuk parkı, köprü, parfüm şişesi, sinema filmi jeneriği gördüğünüzde lütfen sadece tasarımcısını takdir etmekle kalmayın, müşterisini de takdir edin. Öyle bir tasarımın çıkmasına her şeyden önce sebep (sorun tespiti ve vizyon), sonra aracı (briefing) en son olarak da imkan (bütçe ve onay) verdiği için.
Aynısının kötü senaryo için de yineleyin. Sadece tasarımcıyı ya da sadece müşteriyi suçlamayın, ikisi de çıktıda sorumludur. Pratikte birinin birini biraz sürüklemeye çalıştığı doğrudur ama bence yine de sonuçta sorumluluk eşittir.
Her zaman müşteriyi suçlayan ve onları tasarımdan anlamayan birer “yaratık” haline getiren tasarımcılar da, tasarımcıları istediklerini yapmayıp üstüne çok da para isteyen, yavaş çalışan “sanatçı ruhlu acaip varlıklar” kalıbına sokan müşteriler kadar yanlıştır. Bu iki taraf, mesleklerinin ve varlıklarının birbirlerine bağlı olduğunu unutmuş gibi görünüyor.
1. bölümün sonu.
Bu yazıyı genelde tasarım sunumu olarak ele alıyorum. Sunumun amacı kötü bir tasarımı satmak, bayık bir fikri güzelleştirmek değildir. Sunumun amacı inandığınız bir fikri çok iyi bir neden-sonuç ilişkisi içerisinde karşınızdakine anlatabilmek, onların da sizin bakış açınızı yakalayabilmesini sağlamaktır. Sunum anındaki sunucu aktivitesi ayrı bir başlık olan “etkili sunum teknikleri”dir. Burada konumuz sunumun 1. ve ön aşaması olan hazırlık. Eğitimini de alıp fikirlerimi de sağladığıma göre daha güvenle yazabilirim.




















